Ana sayfa » Psikoloji » Kekemelik – Psikiyatrik Bakış

Dosya Seç

Kekemelik-Psikiyatrik Bakış
Dr. Tümer Türkbay

KONUŞMA
Konuşma, başkalarıyla iletişim kurabilmemizi, kendimizi ifade edebilmemizi, duygu ve düşüncelerimizi aktarabilmemizi sağlayan, insan yaşamının en önemli özelliklerinden biridir. Dil becerimiz ne kadar iyi ise gerek kendimiz, gerekse çevremizle olan iletişimimiz, duygusal ve sosyal etkinliğimiz de o kadar iyidir demektir.

KEKEMELİK
Genel anlamda, sesleri ve sözcükleri tekrarlayarak duraksamayı, sesleri uzatmayı, konuşurken blok yaşamayı, bazı ses yada hecelerden kaçınarak konuşmayı içeren kekemelik, diğer konuşma bozukluklarının aksine konuşmanın bütününü etkilemektedir.

KEKEMELİK
Ayrıca kekemeliğin, konuşmacının ortaya çıkmasını beklediği, kekelemekten korktuğu, ilerisini düşünerek gergin olduğu, kaçınmaya çalıştığı zaman sıklaşan bir durum olduğu bilinmektedir.

KEKEMELİK

Genellikle 2 ila 4 yaşları arasında başlamaktadır. Dil ve konuşma gelişimi evresindeki 100 çocuktan dördünü etkilemektedir. Erkek/Kız 4/1’dir.

Akıcısızlığın Türleri (Birincil Özellikler)

Tekrarlar
ses – hece – sözcük
başta – ortada
Bloklar
ünlü – ünsüz
sözcük başı / sözcük ortası – cümle başı
Uzatma
ünlü – ünsüz
başta – ortada
Ekleme
ses – hece – sözcük
başta – ortada
Soluk
başta – ortada

Konuşmanın akıcılığında ortaya sorunlar, kişinin ne söylediğinden çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. (Akıcı konuşmanın normal kabul edilen kesilmesinde; hece tekrarı %12, kelime tekrarı %71, ifade tekrarı %17oranında olmakta araya ses ve hece sokma da cümle aralarında ortaya çıkmaktadır. Oysa kekemelikte hece tekrarı %83, kelime tekrarı %11, ifade tekrarı %6 oranında görülmektedir. Araya ses hece sokma ise daha çok cümle başlarında görülmekte ve hemen hemen konuşmanın %20’sine yayılmaktadır.)
NORMAL-ANORMAL

Birincil Özellikler
Tekrarlar
Uzatmalar
Bloklar
Secondary Features

Kaçma
Kaçınma
Tutumlar ve Duygular
Korku
Suçluluk
Utanma
İnkar
Sheehan’ın Kekemeler İçin Buzdağı

Akıcısızlığın Türleri (İkincil Özellikler)

Yüzde gözlenen davranışlar
– bakışları kaçırmak – gözleri kısmak / yummak / kırpıştırmak
– dudakları büzmek
– dili itmek
– çenenin itilmesi / atması / silkinmesi
– endişeli, korkulu bakışlar
– kas gerilimi
– tremorlar vb.
Baş hareketleri
– başı öne doğru eğme
– başı geriye doğru atma
– başı yana doğru çevirme vb.
Gövde hareketleri
– döndürme
– eğilme
Uzuvların hareketleri
– doğal olmayan el / parmak hareketleri, parmak şaklatma vb.
– doğal olmayan kol, bacak, ayak hareketleri

Akıcısızlığın Türleri (İkincil Özellikler)

KAÇINMA DAVRANIŞLARI
KONUŞMAKTAN KAÇINMA
KONUŞMASI GEREKEN ORTAMDAN KAÇINMA
Bu durum kişinin bozukluğu kabul etmesi ve hoş olmayan sonuçlarından kaçınmasıyla gerçekleşmektedir. Kaçınma davranışı belirli sese, hece ve kelimelerde kekemeliğin ortaya çıkacağından korkma ile belirir. Kekelenen kelimelerin eş anlamlılarının kullanıldığı kaçınma davranışı, yaş grubu büyüdükçe sıklaşmaktadır.

Akıcısızlığın Türleri (İkincil Özellikler)

KAÇINMA DAVRANIŞLARI
KONUŞMAKTAN KAÇINMA
Takıldığı kelimeleri söylemekten kaçınma
Konuşma sırasında kısa yanıtlar oluşturma (1-2 sözcüklü yanıtlar)
Kısa cümleler kurma
Suskunluk
Göz teması kurmama

Akıcısızlığın Türleri (İkincil Özellikler)

KAÇINMA DAVRANIŞLARI
KONUŞMASI GEREKEN ORTAMDAN KAÇINMA
Aile üyeleri dışında kimseyle ilişkide olmama
Sadece kendini kabullenenlerle arkadaşlık kurma
Tanıdık ortamlar haricinde bulunmama
Otorite figürleriyle konuşmaktan kaçınma
Telefonda konuşmaktan kaçınma

KEKEMELİKTE BEYİNDE NE OLUYOR?

GEÇMİŞTE
Eski Yunan’da kekemeliğin nedenin ağız kuruluğu olduğu ileri sürülmüştür.
19’ncu yüzyılda dil ağırlıkları veya ağız protezleri denenmiştir.

GEÇMİŞTE
20’nci yüzyılın başlarında kekemelik birincil olarak psikojenik bir bozukluk olarak düşünülmüştür.Olası nevrotik çatışmaların çözümüne yönelik psikoanalitik yaklaşımlar ve davranış terapileri uygulanmıştır.
Buna karşın sonradan yapılan kişilik yapılarına ve çocuk-ebeveyn etkileşimlerine yönelik çalışmalarda kekemeliğe özgün psikolojik paternler saptanmamıştır.

GEÇMİŞTE
İşitsel geribildirim (feedback) (gecikmiş işitsel geri bildirim, frekansı değiştirilmiş geri bildirim-DAF), işitsel işlemleme sorunu veya ritmik pacemaking şüphesini artırmaktadır.
Kekemeliğin bir distoni olduğu savı, motor korteksin uyarılabilirliği üzerine yapılan çalışma ile çürütülmüştür (Sommer ve ark. 2003)

GEÇMİŞTE
Hareket kontrolünde önemli rolü olan yapıların, bazal ganglionların bir bozukluğu da olabilir.
Antidopaminerjik ilaçlara (haloperidol, risperidon, olanzapin gibi) yanıt vermektedi. Bundan dolayı hiperdopaminerjik hipotez ileri sürülmüştür.
Nöroleptikler kekemelikte olumlu etkileri olmasına karşın, bazen bu ilaçlar kekemelik açığa çıkarıcı da olabilmektedir veya yan etkileri nedeniyle birinci seçenek tedavi olmamaktadırlar.

ŞİMDİLERDE
Akıcı konuşanlarda, konuşma ve dil görevlerinde sol dil-dominant hemisfer en aktiftir, EEG lateralizayon çalışmaları anormal hemisferik dominansı düşündürmektedir.

ŞİMDİLERDE
PET ÇALIŞMALARINDA:
Hemisferik asimetrinin imbalansı
Dil görevinde artmış sağ hemisfer aktivitesi (Fox ve ark. 1996).
Braun ve arkadaşların dikkatini çeken diğer bulgu; kekeme konuşma sırasında sol hemisferin daha aktive olduğu akıcı konuşma sırasında ise sağ hemisferin daha korole olduğu yönündeydi.

PET

Sağ hemisfer hiperaktivayonu son zamanlarda fMRI çalışmalarında da gösterilmiştir (Neumann ve ark. 2003).
Araştırıcılar sonuçta kekemelikte birincil işlev bozukluğunun sol hemisfer ile ilişkili olduğu, kekemelerdeki sağ hemisfer hiperaktivitesinin kekemelikten ziyade kompensatuvar bir süreç olduğu sonucuna vardılar.
Sağ Hemisfer telafisi

Magnetoensefalografi
Söylenecek şeyi planlama – Sol frontal bölge
Konuşma motor eylemi – Santral bölge

Magnetoensefalografi
Konuşma eyleminin olduğu santral bölgelere geçmeden önce, ilk önce akıcı konuşanlarda dili planlama aşamasında sol frontal beyin aktive olurken, kekemelerde bu patern oluşmamakta hatta ters dönmektedir (Salmelin ve ark. 2000). Bu çalışma kekemeliğin “konuşmanın zamanlama bozukluğu” (speech timing disorder) olduğu hipotezinin (Van Riper 1982) nöronal ilişkisini doğrudan gösteren ilk çalışmadır.

Sonuçta
Fonksiyonel beyin görüntüleme çalışmalarında iki önemli gerçek ortaya çıkmıştır. Kekemelerde:
1) Sağ hemisfer daha aktif gözleniyor.
2) Sol frontal ve sol santral korteks arasında bir zamanlama sorunu olduğu gözleniyor.

Diffusion Tensor Imaging (DTI)
Sommer ve arkadaşları yaptıkları çalışmada (2002) rolandik operkulumda beyaz madde tract koheransında azalma gözlenmiştir. Rolandik operculum dil, larenks ve farenks motor reprezantasyonlarına ve inferior arkuat fasiküle (temporal ve frontal dil alanları ile ilişkilidir) bitişiktir (Martin ve ark. 2001). Bu iki alan temporofrontal dil sistemi olup; sözcüklerin algılanması ve üretilmesinde görev alır (Price ve ark. 1996).

Diffusion Tensor Imaging

Koroyla okuma, şarkı söyleme ve metronom okuma gibi yaygın kullanılan akıcılığı artırıcı dış tetikleyici sinyaller, frontosentral bağlantısızlık (disconnection) aldatması ile ve frontosentral dekorele aktiviteyi resenkronize ederek konuşmayı üreten santral konuşma alanlarına ulaşır.
Dış Tetikleyiciler

Konuşma sırasında dışarı verilen CO2 ölçülmüş, dışarı verilen havadaki CO2 konsantrasyonu, kekeme konuşma sırasında, akıcı konuşma sırasındakine göre 1/5 daha azdır (Raczek ve Adamczyk 2004).
Kekemelerin çoğunda nefes alırken konuşmaya çalışma, nefesi bitene kadar zorlanma, nefesi tutup konuşma gibi yanlış solunum özellikleri de gözlenmektedir.
Solunum

Duygular ve Kalp Hızı
Anksiyete – Kalp atımı

Beklenti (anticipatory) anksiyetesi- Kalp atımı

Kekemelerde otnom sinir sisteminde beklenti anksiyetesi nedeniyle otonom sinir sisteminin hem sempatik hem parasempatik kısmı birlikte aktive olur (Freezing Theory) (Alm 2004).
Duygular ve Kalp Hızı

Aile Tutumları ve Yapısı
Bazı araştırmacılara göre kekeme olan bireyler aslında kekemeliğe yatkındırlar. Eğer çevre koşulları (anne baba tutumları gibi) kekemeliği önleyecek durumdaysa çocuk kekeme olmadan bu dönemi atlatır.
Klinik gözlemler ve araştırmalar göstermiştir ki özellikle kekemelikte hem bireyin hem de anne-babanın kişilik özelliklerinin ve aile içi etkileşimlerin önemli yeri vardır.

Aile İçi İlişki Dinamiği
Anne, Baba, 3 çocuk olan 5 kişilik bir ailede:
Aile İçi Etkileşim Sayısı:
X = n2-n = 20

Aile İçi İlişki Dinamiği
A
B
Ç1
Ç2
Ç3

Aile İçi İlişki Dinamiği
X = 1x2x3x4x5 = 120
Gerçekte ilişkiler daha karmaşıktır.
Aile içindeki bir üyenin sorunu; ailenin diğer bireylerini veya aile yapısını veya etkiler veya değiştirir.

Akıcılığın Bozuk Olduğu Dönem
Nasıl konuşulduğunu öğrenmeye çalışırken pek çok çocuk 18 ay ile 6 yaş arasında normal akıcılık bozukluğu evresinden geçer. Zamanla azalır.
Fakat bazı çocuklar kekelemeyi sürdürür, bu duruma konuşmalarındaki güçlüğe bağlı utanç, korku veya engellenmelere tepki olarak daha gergin konuşma davranışları gösterebilirler. Çocuktaki normal akıcılık bozukluğunun kekemelik haline gelmesinde, tüm bunların anne baba tarafından kekemelik olarak değerlendirilmesinin büyük önemi vardır.

Normal akıcılık bozukluğu çocuğun yorgun, heyecanlı, üzüntülü yada acele konuştuğu durumlarda şiddetlenebilir. Çocuklar bunun farkında değillerdir ve herhangi bir engellenme belirtisi göstermezler.
Buna karşılık anne babalar eğer çocuğun normal akıcılık bozukluğuna dikkat etmezler ve çekmezlerse, normal gelişim içinde sorun büyük ihtimalle kendiliğinden çözülür. Ancak konuşma gelişiminde son derece hassas ve endişeli anne babalar gereksiz bir kaygı geliştirip baskı ve eleştirilerle çocuğa bunu hissettirerek, durumun bir sorun olarak yerleşmesine zemin hazırlarlar.
Akıcılığın Bozuk Olduğu Dönemde-Anne Babanın Aşırı Müdahalesi Kalıcı Kekemelikte Bir Neden mi?

Çocuğa küçük yaşlarda düzen, temizlik, terbiye ve benzeri konularda aşırı disiplin uygulayan ve beklentileri yüksek olan ailelerin çocuklarında kekemelik daha sık görülebilmektedir.
Obsesif Anne-Baba

Bu araştırmaların bir kısmında belirgin bir fark bulunmazken bir kısmında da anne-babaların titizlik, düzen, mükemmeliyetçilik gibi obsesif özellikler taşıdıkları, baskıcı aşırı koruyucu, özellikle sağlık konusunda kaygılı bireyler oldukları bildirilmektedir ki bu sonuçlar klinik gözlemlerimizle de bağdaşmaktadır.
Obsesif Anne-Baba

Sık sık fiziksel şiddet uygulama, yanlış yaptığı zaman çok tepki verme gibi Anne babanın çocuklarını kokutacak şekilde davranması çocukta kekemeliği başlatan risk faktörü olmakta ve kekemeliğin devam etmesinde önemli rol oynamaktadır
Anne-Baba Tutum

DUYGULAR….
Çocuğun konuşması ile ilgili anne-babanın DÜŞÜNCELERİ ve DAVRANIŞLARI yanında duygularını da sorgulayın.

Ailenin kızgınlık, suçluluk veya acıma duyguları ?

Uygunsuz disiplin kekemeliği artırabilir.
Tutarlı ve gerçekçi sınırlar koyma
Uygunsuz beklentiler kaçınmayı artırır.

Disiplin

İlgi odağı olmak için sorunu devam ettirme
Ketlenmiş ve Anksiyöz Çocuk
Psikiyatrik bozukluk olması
Benlik saygısı düşüklüğü
Çocuğa ait Etmenler

Genel olarak kaygı ile kekemelik arasında hangisinin neden hangisinin sonuç olduğu konusunda tartışmalar süregelmektedir. Ancak kaygının kekeme bireyin davranışlarını kesin olarak olumsuz etkilediği ve kekelemeyi arttırdığı belirtilmektedir.
Kekemelerin akıcı konuşanlara oranla sosyal ilişkilerinde daha hassas, kırılgan ve daha içe dönük oldukları, görülen uyumsuzluk belirtilerinin kekemeliğin nedeni değil sonucu olduğu düşünülmektedir.
Ketlenmiş ve Anksiyöz Çocuk

Kekemelik şiddeti ile kaygı arasında pozitif ilişki olmasına karşın, konuşma haricinde akıcı konuşan çocuklar ile kekeme çocukların anksiyete düzeyleri arasında fark bulunamamıştır. Anksiyete daha çok durumsal gözükmektedir (Peters ve Huljstin 1984).
Kaygının yıllar içinde süreğenleşme olasılığı vardır. Anksiyete düzeyi çocuğu ketleyecek düzeyde ise mutlaka tedavi edilmelidir.
Anksiyöz Çocuk

Anksiyöz Çocuk
Anksiyete Bozuklukları
Özgün fobi
Sosyal Fobi
Panik Bozukluk
OKB
PTSB
AKB
GAD

Relaksasyon tedavileri
Bilişsel-davranışsal tedaviler
Kaygı giderici ilaçlar (SSRI, TSA, BZ, Antihistaminikler, nöroleptikler vs.)
Anksiyete Tedavisi

Kaçınan Çocuk
Kaçınma nedenleri:
Çocuğun mizacı mı?
Kekemeliğin bir sonucu mu?
İlaveten Sosyal fobisi var mı?
Çevrenin olumsuz etkileri (yeni bir çevre, alay edilme, lakap takılması)?
?

Sosyal fobi
– Topluluk önünde konuşmak. - Bir işle uğraşırken seyredilmek. - Başkalarının önünde yemek yemek-içmek. - Otorite konumundaki kişilerle temas etmek. - Misafir kabul etmek - Başkaları ile tartışmak - Toplulukta telefonla konuşmak. - Tanımadığı kişilerin gözlerinin içine bakmak, - İlgi odağı olmak. - Başkalarının önünde yazı yazmak.
– Çarpıntı - Titreme - Terleme - Kaslarda gerginlik - Midede rahatsızlık hissi - Göğüste sıkıntı hissi - Sıcak yada soğuk basması - Başta ağırlık hissi-Baş ağrısı

Kaçınma davranışlarının mutlaka üzerine gidilmelidir !!! – Davranışsal Yaklaşımlar - Sosyal Beceri Eğitimi – İlaç Tedavisi (SSRI vs.)

Benlik Saygısı Düşük

Sosyal Beceri Eğitimi
BİLİŞSEL PLANLAMA FORMÜLÜ
DUR….
Sakin olun
PLAN YAP….
Problemi tanımla
Seçenekler önerin
Sonuçlarını düşünün
Bir seçim yapın
Sosyal beceriler hakkında düşün
HAREKETE GEÇ….
Planı İşlet
ÖYLEYSE ŞİMDİ….
?
Plan nasıl işledi?

Sosyal Beceri Eğitimi
Bir problem olduğunda kontrollü davranabilmeniz için şunları yapabilirsiniz:
Kendinize DUR ve sakin ol söyleyin.
Derin nefes alın ve vücudunuzu gevşetin.
Elinizi ağzınızın üzerine koyun.
10’a kadar zihninizden sayın.
Sakinleşinceye kadar ortamdan uzaklaşın.
Komik şeyler düşünün.
Durmak ve sakin kalmak için, başka işe yarayacak şeyler üretebilirsiniz.

Ailelere Öneriler-I
2-6 yaş arasındaki geçici kekemelik döneminde çocuk hemen kekeme olarak etiketlenmemelidir.
Bu nedenle onu dinleyen tüm insanların sabırlı ama yapmacık olmayan bir ilgi ile dinleme davranışı göstermeleri etkili olabilir.
Genellikle dinleyicide gözlerini kekeleyen çocuktan kaçırır, böylece çocuğun daha rahat konuşabileceğini düşünür.
Çocuk konuşurken takıldığında, en çok görülen anne baba ve öğretmen davranışı çocuğun cümlesini tamamlama biçimindedir. Oysa bu davranış çocuğu yetersizlik duygusuna itebilir.
Aşağılama, alay etme, utandırma gibi davranışlarda çocukta yetersizlik duygularına yol açabileceği için bu davranışlarından kaçınılmalıdır.

Ailelere Öneriler-II
Araştırmalar, bu çocukların aileleri tarafından daha az beğenilip takdir edildiğini, çocukların yerine daha çok konuşulduğunu ve konuşmalarının daha sık kesildiğini göstermektedir.
Anne babaların aşırı koruyucu, dil ve konuşma gelişiminde aşırı mükemmeliyetçi ve baskıcı tutumlar göstermemeleri gerekmektedir.
Bu çocukların olumlu özelliklerinin belirlenip dikkatlerini ve ilgilerini bu olumlu özelliklere çevirmek senlik saygısını arttırarak
Çocuk kekelediği için cezalandırmak, suçlamak, konuşmayı kesmesini söylemek, durup tekrar başlamasını istemek kekelemeyi arttıracaktır.
Zorlandığı sözcükleri söylemekten kaçınmasını önermek var olan sorunu düzeltmeyecektir.

Ailelere Öneriler-III
Çocukla birlikte vakit geçirmeye çalışılmalı, nasıl konuşursa konuşsun ona değerli olduğu hissettirilmelidir.
Çocuğun hangi ortamlarda daha akıcı konuştuğunu gözlemleyerek bu ortamlarda daha çok zaman geçirmesini sağlamaya çalışın.
Konuşurken çocuğa zaman tanıyın, aceleci, sıkılmış, gergin bir izlenim verirseniz sizden uzaklaşacaktır. Konuyu aniden değiştirmek yada sık sık sözünü kesmekten kaçının bunlar akıcı konuşmayı bile engeller.
Grup çalışmaları, okul korosu gibi etkinlikler kendini ifade edebilmesi için iyi ortamlardır. Ancak ne olursa olsun istemediği bir çalışmaya katılması için asla zorlanmamalıdır.

SABRINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER….

Kekemelik – Psikiyatrik Bakış slayt - sunumunu indir:

Esra Canvar

Hepsini göster

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir