Ana sayfa » Ahlak Ve Davranış » STRES YÖNETİMİ

Dosya Seç

STRES YÖNETİMİ

STRES
Organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan bir durumdur.
kişinin istek ve gereksinimlerinde bir engellenmesinde bir kayıp ya da tehdit söz konusudur.

STRES
Tehdit ve zorlanmalar karşısında kişi kendini korumaya yönelik bir tepki zincirini harekete geçirme özelliğine sahiptir.
Bu durum genellikle “savaş veya kaç” diye adlandırılan cevabın ortaya çıkmasıyla sonuçlanır.

BEDENSEL TEPKİLER

-Solunum sayısı artar (bedene daha fazla oksijen sağlanır).
-Kalp vurum sayısı artar ve kan basıncı yükselir (bedenin gereken bölgelerine gerekli kan takviyesi yapılır).
-Kas gerimi artar (kuvvet gerektiren işlere hazırlık yapılır).
-Sindirim yavaşlar veya durur (iç organlardaki kan, kas ve beyne geçer, bağırsak ve mesane adaleleri gevşer).
-Gözbebekleri büyür (daha fazla ışık alınarak algıyı güçlendirmeye yardımcı olur).

BEDENSEL TEPKİLER
-Bütün duyumlar artar (dış ortamdan daha çok haberdar olunması sağlanır).
-Kanda alyuvarlar artar (beyne ve kaslara daha fazla oksijen taşınır).
Stres nedeniyle dengenin bozulması, canlılığı korumaya yönelik alarm tepkisinin yaşanmasına sebep olur.
Bozulan dengenin yeniden kurulması için yeni duruma uyum sağlanması gerekir.

DUYGUSAL BELİRTİLER
Huzursuzluk, sıkıntı, gerginlik
Kaygılı olmak
Neşesizleşme, durgunlaşma, çökkünlük hali
Sinirlilik, saldırganlık veya kayıtsızlık
Duygusal olmak

ZİHİNSEL BELİRTİLER
Unutkanlık
Konsantrasyonda azalma
Kararsızlık
Organize olamamak
Zihin karışıklığı
İlgi azalması
Matematik hataların artması
Zihinsel durgunluk

STRES TEPKİSİNİN ÜÇ BASAMAĞI
A) Alarm reaksiyonu,
B) Direnç dönemi,
C) Tükenme dönemi.

A) Alarm reaksiyonu:
Bu dönem, insanın dış uyaranı stres olarak algıladığı
durumdur.
B) Direnç dönemi: Bu dönem stresle yüz yüze
kalınan, araya başka stresler girmezse baş
edilebilecek dönemdir.

STRES TEPKİSİNİN ÜÇ BASAMAĞI
C) Tükenme dönemi:
Stres verici olay çok ciddi ise ve uzun
sürerse, organizma için tükenme
basamağına gelinir. Bazen bu dönemde
yeniden alarm dönemi reaksiyonları
ortaya çıkar.
Her canlının uyum yeteneği ile enerjisi farklıdır ve sınırlıdır.

Stres altındayken değişim, tehdit olarak algılanır ve beyinde stres hormonlarının salgılanmasına sebep olur. Vücut üç aşamadan geçer:
Alarm : Vücut bir stres kaynağı ile karşılaştığı zaman buna hazırlanır ve stres hormonlarının salgılanması, kan basıncının yükselmesi ve terleme gibi çeşitli tepkiler verir.

Direnç : Normalde kişi stres kaynağı olan problemini etkili bir şekilde çözdüğü zaman, vücut alarm aşamasında meydana gelen zararları onarır, vücudun verdiği tepkiler ortadan kaybolur.

Tükenme : Stresle etkili bir şekilde baş edemediğimizde ya da üstesinden gelemediğimiz stres kaynakları çoğaldığında vücudun adaptasyon kapasitesi zorlanır. Alarm reaksiyonundaki tepkiler veya kronik stres belirtileri yeniden ortaya çıkar.

Strese karşı verilen tepkiler uzun bir zaman dilimi içinde kronik hastalıkların gelişmesine zemin hazırlar.

Bu hastalıklar baş ağrısı, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları gibi bedensel hastalıklar olabildikleri gibi, psikolojik hastalıklar da olabilir.

İnsanlar edinmiş oldukları davranış kalıplarına ve zihinsel özelliklerine göre stres karşısında psikolojik tepki olarak geri çekilme,
kabullenme,
karşı koyma
korku,
endişe,
depresyon gibi duygusal problemler ortaya çıkabilir.

STRES ALTINDA İNSANLARIN YAPTIĞI EN SIK YANLIŞLAR

-Önemli veya önemsiz, daha önceden kolaylıkla verilebilen kararları vermekte güçlük,
-Alışılmış davranış biçimlerinde önemli değişiklik,
-En iyi olanı değil, garanti olanı seçmek,

STRES ALTINDA İNSANLARIN YAPTIĞI EN SIK YANLIŞLAR

-Uygun olmayan durumlarda ortaya çıkan öfke, düşmanlık ve kızgınlık dalgaları,
-Sigara ve içki içme eğiliminin artması,
-Kişisel hata ve başarısızlıkları sürekli düşünmek,
-Ara sıra hayal kurmak, sık sık düşünceye dalıp gitmek,

-Duygusal ve cinsel hayatta düşüncesiz davranışlar,
-Birlikte olunan kimselere aşırı güven (veya güvensizlik),
-Alışılmıştan daha titiz veya işin gerektirdiğinden daha fazla çalışmak,

Stres altında insanların yaptığı en sık yanlışlar

STRES ALTINDA İNSANLARIN YAPTIĞI EN SIK YANLIŞLAR
-Konuşma ve yazıda belirsizlik ve kopukluk,
-Nispeten önemsiz konularda aşırı endişelenme veya tam tersine gerçek problemler karşısında ilgisizlik ve kayıtsızlık,
-Sağlığa aşırı ilgi,
-Uyku bozukluğu (zor uyuma veya gece boyu sık sık uyanma)

İNSAN HAYATINDA KARŞILAŞILAN SOSYAL STRESLER ÜÇ ANA BAŞLIK ALTINDA TOPLANABİLİR.
Günlük stresler,
gelişimsel stresler,
hayat krizleri niteliğindeki stresler
a)Günlük stresler:
Bunlar günlük hayatın basit gerilimleridir.
İhtiyaç karşılanmayınca, girişim engellenince
stres artar.

GÜNLÜK STRESLER,
Trafikte sıkışmak
karşılaşılan bir terslik
bürokratik bir zorlanma,
evde işlerin aksaması
ağlayan çocuk,
yanan yemek,
istenildiği gibi daktilo edilmemiş bir yazı,
işini gereken ilgi ve beceri ile yürütemeyen bir memur karşısında
bekleme…
Bunlar oldukça sık yaşadığımız streslerdendir.

b)Gelişimsel stresler:

Gelişimsel nitelikteki olayların sebep
olduğu streslerdir. Burada söz konusu olan
çocuk veya yetişkinin kronolojik durumu ile
ortaya çıkan streslerdir.

C) HAYAT KRİZLERİ NİTELİĞİNDEKİ STRESLER

Bunlar her hayata başlı başına biçim verecek
nitelikteki olayların yarattıkları streslerdir.
Örneğin ciddi hastalıklar,
doğum,
aile bireylerinden birinin ölümü,
işten çıkarılma vb.
Kısacası bu tür stresler aile yapısındaki yaşam
Kalıplarının uğradığı değişikliklerdir.

STRES OLUMLU OLABİLİR Mİ?
Stres, genellikle olumsuz ve zararlı anlamda ele
alınıp konuşulmaktadır.
Halbuki bu zorlanmaların insanlığı ve insanı, yenileri
aratmak, çalışmak, yaratmak konusunda harekete
geçirdiği bilinmektedir.
Bu anlamıyla stresler bireyi ileriye götürücüdür.
Çeşitli kültürlerde zorlanmaların insan hayatına
getirdiklerini anlatan özdeyişler vardır.

STRES OLUMLU OLABİLİR Mİ?
Öğrenmek için stres gereklidir.
Gerçekte sağlıklılığın korunması ve aşama yapılması için belirli bir düzeyi aşmayan stres vericilere ihtiyaç vardır.
Ancak bu düzeyin kişiden kişiye büyük
değişiklik gösterdiğini unutmamak
gerekir.

STRESE YOL AÇAN YANLIŞ İNANIŞLAR

1-Bir yetişkinin ailesi, arkadaşları, çevresi ve tüm tanıyanlar tarafından sevilmesi ve kabul görmesi gerekir.

2-Üzerinize aldığınız bütün işlerde mutlaka o işi en iyi bilen, kusursuz yapan ve her zaman en mükemmel kişi olmanız gerekir.

3-İnsanların mutsuzluğuna ve üzülmesine sebep olan, dışlarında meydana gelen olaylardır.

STRESE YOL AÇAN YANLIŞ İNANIŞLAR
4-İnsanlar çabuk kırılır ve onları hiçbir zaman incitmemek gerekir.
5-Eğer insanlar sizi onaylamıyorsa, bu mutlaka sizin hatalı veya kötü olduğunuzu gösterir.
6-İyi ilişkiler karşılıklı fedakarlığa ve “verme” temeli üzerine kurulur.

Strese yol açan yanlış inanışlar
7-Kendini düşünmek kötü ve yanlıştır.
8-Kendinizi yalnız hissediyorsunuz ve yaşadıklarınızı ve duyduklarınızı kontrol edemiyorsunuz.
9-Mutluluk, zevk ve tatmin ancak başka insanların varlığı ile mümkündür ve yalnız olmak berbat bir şeydir.

STRESE YOL AÇAN YANLIŞ İNANIŞLAR

10-Kızgınlık mutlaka kötü ve yıkıcıdır.

11-Hayatın küçük zorlukları ve sorumluluklarından kaçmak, onlarla karşı karşıya kalmaktan daha kolaydır.

Her insanın stresi algılamasında kendi bireysel faktörlerine bağlı bazı farklılıklar vardır.

-Kişinin gelişme döneminde ya da yaşamının diğer dönemlerindeki önemli yaşantı yada deneyimleri

-Olayın olduğu sıradaki sosyal destek sisteminin yeterliliği ve varlığı (evli olması, eşinden yeterli destek görmesi vb.)
-Maddi yeterlilik ve sosyal güvencenin varlığı sayılabilir.

AİLEDEKİ STRES ETKENLERİ VE ÇOCUK
Aile ortamını yaşayan bir organizma olarak kabul
edebiliriz.
Nasıl ki kişinin bir organı hasta olduğunda bütün vücudu
etkilenir ve işlev kaybına uğrar , aynı şekilde aile
üyelerinden birindeki bedensel veya ruhsal sorun veya
onu etkileyen stres etkeni de ailenin ve aile üyelerinin
işleyişini , psikolojisini ve yapısını etkileyecektir.

AİLEDEKİ STRES ETKENLERİ VE ÇOCUK
-işsizlik , yeni bir iş ,yeni bir kardeş doğumu ,
-suça bulaşma ve sabıkalı olma ,
-ikinci evlilik , anne babanın aşırı koruması ,çocuğu çok aşırı kontrol ,
-okur yazar olmama ,
-okuldaki şiddet olayları , okul sorunları , eğitim sistemi ile ilgili sorunlar ,

AİLEYİ ETKİLEYEN STRES ETKENLERİ
Anne babada depresyon ,
Hayata karşı isteksizlik ,
İş motivasyonunda azalma ,
Ailesine olan ilgide azalma ,
Uyku ve iştah değişiklikleri ,
Konsantrasyon düşüklüğü
Çabuk sinirlenme , tahammülsüzlük ,
Çocuklarının sevgi ve
duygusal ihtiyacını karşılayamama ,
Ailesine ayrılan vakitte azalma

ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN BELİRTİLER:
Sosyal aktivitelere karşı ilgisizlik
Okul başarısında düşme, arkadaş ilişkilerinde sorunlar
Özgüveninde azalma
Tahammülsüzlük , çabuk sinirlenme
Çok fazla uyuma veya uykusuzluk , iştahta artma veya azalma , olayları olumsuz değerlendirme
Yalnızlığa eğilim , alınganlıkta artış , karşı gelme

ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN BELİRTİLER:
Madde kullanımına eğilim , her şeyden çabuk sıkılma ,
Sevdiklerinin başına bir şey gelecek korkusu
İçe çekilme ve sessiz sakin olmayı tercih etme
Okula gitmek istememe , konuşmaya ve etkileşime isteksizlik
Sese ve olaylara karşı aşırı uyarılma , öfke patlamaları , aşırı hareketlilik görülebilir

ÇOCUKLARDA OLABİLECEK PSİKİYATRİK DURUMLAR

Altını ıslatma (tuvalet kontrolünü sağlayan çocukta tekrar kontrol kaybı olabilir veya yaşına uygun tuvalet kontrolünü sağlayamama ) ve kirletme ( büyük tuvaletini gece veya gündüz kaçırma )

ÇOCUKLARDA OLABİLECEK PSİKİYATRİK DURUMLAR
Depresyon , travma sonrası stres bozukluğu
Tik bozuklukları , kekeleme , konuşma bozuklukları
Davranış değişiklikleri ( parmak emmeye başlama , çocuksu davranışlar vb. ) ,
Kaygı bozuklukları ,uyku bozuklukları vb

YAPILMASI GEREKENLER

1- Stres etkeninden çocukları mümkün olduğunca korumaya çalışmak

2- Anne babanın bu durumdan etkilenmeleri durumunda vakit geçirmeden psikiyatrik yardım almaları

3- Çocuğa yönelik sevgi ve destek mesajlarının artırılması

4- Okul ve öğretmen ile işbirliğinin sağlanarak onların çocuğa yönelik ilgi ve desteğinin arttırılması

YAPILMASI GEREKENLER

5- Bu dönemde gelişebilecek madde bağımlılığı , riskli davranışlar olarak çocukların durumlarının takip edilmesi
6- Anne babanın mümkün olduğunca çocuğu ile yakınlık sağlayarak onun kendini ve duygularını ifade etmesine zemin hazırlamaları
7- Çocukta görülebilecek davranış değişiklikleri ve yukarıda sayılan belirtilerin fazlalığı durumunda gerekli psikiyatrik müdahalenin vakit geçirmeden yapılması

YAPILMASI GEREKENLER
8- Çocukların bu dönem için mümkün olduğunca sosyal aktivite yönünden desteklenmeye çalışılması
9- Dinlenmeye ve stres ortamınının etkisini azaltan faaliyetlere ailenin tamamının katılması
10- Çocuğun motivasyonunu ve moral durumunu artıracak kişilerle sık sık görüştürülmesi

YAPILMASI GEREKENLER
11- Uzun dönemde stres etkeninin etkileri açısından uyanık olmak
12- Çocuğa gösterilen hoşgörü sınırlarını bu dönem için (stres etkeni geçene kadar) artırmak (bu arada uygunsuz olarak görülen davranış problemleri konusunda dikkatli olmak )
13- Çocuğun olaylar karşısındaki duygusal ifadelerine değer vermek ve onları bazı konularda doğrular çerçevesinde rahatlatmaya çalışmak

YAYGIN BAŞA ÇIKMA STRATEJİLERİ;
Fiziksel Egzersiz: Düzenli yapılan egzersiz kas
gerginliğini azaltmakta yararlıdır ve kişinin kendisini
iyi hissetmesini sağlar.
Aile, arkadaşlar, sosyal gruplar gibi var olan destek
sistemleri, stresli olaylarla ilgilenirken yardımcı
olabilirler.

Tatil: Kısa molalar (ya da uzun tatiller) vermek,
stresin tepeye yükseldiği zamanlarda vücudumuzun
dinlenmesine yardımcı olur.

YAYGIN BAŞA ÇIKMA STRATEJİLERİ
Hobiler: İlginizi ve enerjinizi yoğunlaştıracağınız bir alan bulmak, stresin etkilerini oldukça azaltacaktır.
Danışmanlık: Bir danışmanla konuşmak, strese sebep olan problemlerin belirlenmesine ve stres yaratan negatif uyaran örüntülerinin kırılmasına yardımcı olacaktır.
Gevşeme Egzersizleri: Stresle baş etme grupları ve gevşeme egzersizleri, stresle başa çıkmada etkili olacaktır

STRESİ YÖNETME VEYA STRESLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
Boşaltılmamış stresin tanınması ve onun hayatımızdaki etkilerinin bilinmesi stresin zararlı etkilerinin azaltılması için yeterli değildir.
Stresin bir çok kaynağı olduğu kadar, onu yönetmenin de bir çok yolu vardır. Bütün yapılması gereken enerjinizi değişime yöneltmektir.
Değişim stres kaynaklarının ve sizin bunlara tepkinizin ne olduğunun ortaya konulması ile başlar.

STRESİNİZİ YÖNETİRKEN

1. Sizi nelerin strese soktuğunu ve bunlara karşı fiziksel ve duygusal tepkilerinizin neler olduğunu tespit edin.

Dikkatinizi rahatsızlığınıza verin. Bunu ihmal etmeyin. Probleminizin etkisinde de kalmayın.

STRESİNİZİ YÖNETİRKEN
Hangi olayın sizi rahatsız ettiğini belirleyin. Bu olaylar sizce ne anlam ifade ediyor?
Vücudunuzun strese nasıl tepki verdiğini belirleyin. Sinirli mi oluyorsunuz yoksa bedensel olarak gerginlik mi yaşıyorsunuz ve bunu ne şekilde yaşıyorsunuz?

Stresinizi yönetirken

2. Neyi değiştirebileceğinizi tespit edin.
Sizi strese sokan şeyden kaçınabilir ya da onu tamamen ortadan kaldırabilir misiniz?
Bu stres uyandırıcıların şiddetini azaltabilir misiniz?

Stresinizi yönetirken

3. Strese karşı gösterdiğiniz duygusal tepkilerinizin yoğunluğunu azaltın.
Stres tepkisi genellikle sizin tehlike algınız veya fiziksel ya da duygusal olarak tehlikede olma durumuyla başlatılır. Sizde stres uyandıran durumu çok tehlikeli ya da baş edilmez olarak görüyor musunuz?
Herkesi memnun etmeye çalışıyor musunuz?

STRESİNİZİ YÖNETİRKEN
Daha ılımlı bakış açıları geliştirin; stresi başa çıkabileceğiniz bir durum olarak görmeye çalışın.
Aşırı duygularınızı hafifletmeye çalışın. Durumu değerlendirin.
Meselenin olumsuz yanlarına çaba harcamayın.

4. Strese karşı gösterdiğiniz fiziksel tepkilerinizi makul hale sokmayı öğrenin.
Yavaş ve derin nefes alma, kalp atışlarınızı ve nefes alıp vermenizi normale getirir.
Rahatlama teknikleri kas gerginliğini azaltır.

5. Fiziksel gücünüzü oluşturun.
Kalp sağlığınız için haftada 3-4 defa yürüme, yüzme, bisiklete binme gibi egzersizler yapın.
Egzersizler insanın metabolizmasına etki ederek, bireyi rahatlatan bazı kimyasal salgıların salgılanmasına yardımcı olur.
Stres duygusunun yaşanmasına neden olan kas gerginliğini ortadan kaldırarak insanın rahatlamasını sağlar.

Dengeli beslenin, gerekli vitaminleri ve mineralleri alın; özellikle B grubu vitaminleri ve magnezyum.
İdeal kilonuzu muhafaza edin
Sigaradan, aşırı kahve ve çay içmekten ve diğer uyarıcılardan kaçının
İşi eğlenceli hale getirin
Yeteri kadar uyuyun. Mümkün mertebe uyku programınıza uyun

6. Duygusal gücünüzü ve enerji kaynaklarınızı muhafaza edin.
Yakın ilişkiler ve dostluklar kurmaya çalışın.

STRES YÖNETİMİ slayt - sunumunu indir:

Esra Canvar

Hepsini göster

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir