Ana sayfa » Ahlak Ve Davranış » UTANGAÇLIK

Dosya Seç

UTANGAÇLIK
1
EYYÜBİYE REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

UTANGAÇLIK NEDİR?
Utangaçlık; başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme korkusu , sosyal ortamlarda yaşanan huzursuzluk, sıkılganlık, ürkeklik, çekingenlik duygusu ve otorite tarafından reddedilme korkusunu içeren bir duygudur.
2

UTANGAÇLIK VE İÇEDÖNÜKLÜK İLİŞKİSİ
İçedönük kişilerin diğer insanlarla iletişim kurmak için gereken sosyal becerilere sahip olmalarına rağmen, yalnızlığı tercih ettikleri ve bu yalnızlıklarından dolayı mutlu oldukları görülmektedir. İçedönükler, kendileri ile barışık, özgüveni yüksek olan bireylerdir.
3

Utangaç, ürkek, iletişim becerileri yetersiz, içine kapanık kabuğuna çekilmiş ve özsaygı düzeyleri düşük kişilerdir (Akt:Pişkin,2004). Utangaç bireyler diğer insanlarla birlikte olmayı, onlarla vakit geçirmeyi isterler; ancak bunu yapabilecek sosyal becerilerden yoksundurlar.
4

UTANGAÇLIK NASIL OLUŞUYOR?
Buss (1980) utangaçlığı, genetik temelli erken gelişen korkuya dayalı utangaçlık ile sonradan gelişen çekingen utangaçlık olarak ikiye ayırmıştır.

Mizaç olarak utangaçlık
Durumsal utangaçlık

5

Utangaçlık, bireyin kendini değerlendirme sürecinin en yoğun yaşandığı 8 yas civarında daha keskin hale gelir.

6

Genetik olarak yatkınlık
Anne-baba ve çocuk arasındaki bağın zayıf olması
Zayıf sosyal becerilere sahip olmak
Çocuğun anne-babası, kardeşleri ve başkaları tarafından acımasızca ve sıklıkla eleştirilmesi, kızdırılması
Başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten korkmak
Öğrenilmiş çaresizlik…

7

8

PSİKOMOTOR BELİRTİLERİ
Geri çekilme ve pasiflik,
Göz temasından kaçınma,
Korku duyulan ortamlardan kaçınma,
Alçak sesle konuşma,
Vücut hareketlerinin ya da ifadesinin çok az olması,
Konuşma akıcılığında bozukluklar,
Sinirli davranışlar,
Elle ya da yüzle oynama…
9

FİZYOLOJİK BELİRTİLER
Hızlı kalp atışı,
Ağız kuruluğu,
Soğuk soğuk terleme ya da titreme,
Baş dönmesi ya da baygınlık hissetme,
Karın ağrıları,
Bireyin kendisini ya da durumunu “gerçek dışı” olarak hissetmesi,
Kontrolü kaybetme korkusu,
Delirme ya da kalp krizi geçirme korkusu…
10

Kendimi aptal durumuna düşüreceğim.
Herkes benim gerçekten salak olduğumu düşünecek.
Söyleyecek hiçbir şey bulamayacağım. Donup kalacağım.
Eğer ağzımı açarsam sesim bir tuhaf çıkacak.
Kalbim fena halde çarpıyor, ya kalp krizi geçirirsem.
Delirebilirim.
Çok tuhaf görünüyor olmalıyım.
Ne kadar sıkıcı olduğumu düşünüyorlar.
Kızaracağım, titreyeceğim…
BİLİŞSEL BELİRTİLER
11

DUYGUSAL BELİRTİLER
Utanma ve kendi farkındalığıyla ilgili acı çekme,
Düşük özgüven,
Üzgün olma,
Yalnızlık,
Depresyon,
Kaygı,
Huzursuzluk,
Engellenme…
12

UTANGAÇLIĞIN OLUMLU YÖNLERİ
Utangaç çocuklar saldırgan değildir. Hatta bazı kişilerce düşünceli, sakin olarak tanımlanabilirler.
Çok konuşmasalar da iyi bir dinleyicidirler. Daha anlayışlı, sabırlı, alçak gönüllü, güvenilir olarak görülürler.
Kendilerine daha çok zaman ayırabilirler.

13

UTANGAÇLIĞIN OLUMLU YÖNLERİ
Seçici ilişkiler kurarlar, mesafeyi koruyabilirler.
Aileleri ve öğretmenleri tarafından uslu çocuk olarak algılanırlar.
Kendilerini daha iyi kontrole edebilirler.
Aşırı olmayan bir giyim tarzları vardır.
14

Ayrıca toplumsal bir duygu olan utanç, toplumda uygun karşılanmayan davranışları engelleyerek bireylerin toplu halde ve işbirliği içinde yaşamalarını kolaylaştırır (Akt: Cheek ve Briggs, 1990).

Tüm bu olumlu özelliklere rağmen utangaçlık birey için sosyal ortamlarda, hayatında, ilişkilerinde bir çok sorun teşkil etmektedir. Bunlardan bazıları şu şekildedir:
15

UTANGAÇLIĞIN OLUMSUZ YÖNLERİ
Arkadaş edinmek için gerekli sosyal becerilerden yoksun olmalarından dolayı genellikle yalnızlardır.
Kendilerini savunamazlar. Atılgan, girişken değillerdir. Bu sebeple başkalarının istediklerini, kendileri istemese dahi yerine getiriler.
Kimileri tarafından sakin, güvenilir, alçak gönüllü görülse de soğuk ve ukala olarak da algılanabilirler.

16

UTANGAÇLIĞIN OLUMSUZ YÖNLERİ
Sosyal ortamlardan kaçtıkları için iletişim becerileri zayıftır. (Örn; Göz iletişimi kuramazlar.)
Gereksinimleri olduklarında yardım isteyemezler.
Yargılanmaktan korkarlar, kaygılanırlar.
Kendileri hakkında çok fazla sosyal kıyaslamaları vardır.(Sınıfın en popüler öğrencisiyle kıyaslayıp kendini değersiz görmesi)

17

UTANGAÇLIĞIN OLUMSUZ YÖNLERİ
Hatalarını kedinden, başarılarını dışarıdan bilirler.
Depresyona daha hissetme, yalnızlık vb.)
Olumsuz geri bildirimleri aynen kabul ederken olumlu geri bildirimleri kabul etmezler. hatta olumlu geri bildirim aldıklarında bundan rahatsızlık duyarlar (Henderson ve Zimbordo, 1998).
Şimdiyi yaşayamazlar. Geçmiş ve gelecek arasında sıkışmışlardır. Geçmişteki konuşmalarının nasıl geçtiğini ve gelecekte nasıl konuşabileceklerini, nasıl davranacaklarını düşünürler.

Kendileri hakkında oldukça olumsuz düşünürler, mantıksız inançları vardır.

18

UTANGAÇ ÖĞRENCİLERİN DAVRANIŞLARI:
Öğretmenlerine gereksinimleri oldukları zaman bunu dile getirmekten çekindikleri için başarılarında düşme görülür.
Sınıf içinde diğer öğrencilerle iletişime geçmekte zorlanırlar.
Genelde sınıfta tek başınadırlar. Akranlarıyla iletişim kurmazlar.
Göz teması kuramazlar.

19

UTANGAÇ ÖĞRENCİLERİN DAVRANIŞLARI:
Sınıf içindeki faaliyetlere katılmakta gönülsüzdürler.
Söz almaktan çekinirler.
Kendilerini sözlü ifade etmekten kaçınırlar, kendilerine soru sorulduğu zaman cevap vermeyebilirler ya da kısa cevapları verebilirler.

20

UTANGAÇ ÖĞRENCİLERİN DAVRANIŞLARI:
Akanlarıyla oyun oynamak isteseler de kendilerinde bu cesareti bulamazlar.
Sınıf içinde sevdikleri bir yer vardır ve hep orada oturmak isterler.
Konuşmak yerine gözlem yaparlar. Daha pasiftirler.

21

ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER
Öncelikle çocuğun yaşadığı zorluğu anlayarak onunla empati kurulmalıdır. Daha sonra öğretmen zorlamadan çocuğun faaliyetlere katılımını teşvik etmelidir.

Öğretmenler çocuğun benlik saygısını geliştirmelidir.
22

Akran etkileşimi önemlidir.
Öğretmen çocuğun sosyal çevresini değiştirebilir.
Çocuğun sözel tepki vermesi cesaretlendirilmelidir.
23

Mahcubiyet veya stres faktörleri en aza indirilmelidir. Çocukların demokratik bir sınıf ortamında özgürce düşüncelerini ifade etmelerine izin verilmeli.
Öğretmen kabul edici, hoşgörülü ve olumlu bir tutum içinde olmalıdır.
24

Öğretmen davranışlarıyla, hata yapmanın kötü bir şey olmadığını göstererek model olmalı.
Öğrencilerin anlamadıkları kısımları sormaları teşvik edilmeli, soru soran öğrencilerin davranışları pekiştirilmelidir.
25

Çocuğu gönüllülük temelinde bazı küçük grup etkinliklerine katabilir, gönüllü olduğu aktivitelere yöneltebilir ve işbirliği gerektiren görevler verebilir.

26

Öğrenci ile özel konuşmalar yapabilir.
Öğrencilerin iletişim becerileri geliştirilmeli ve iletişim kurarken nelere dikkat edeceğimiz anlatılmalıdır.
Çocuğa ağır sorumluluklar vermemek ve başaramayacağı şeyleri çocuktan beklememek gerekir.
27

UTANGAÇLIK slayt - sunumunu indir:

Esra Canvar

Hepsini göster

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir